kadirbesyo
  Futbolun türk ve dünyadaki gelişimi
 

 

  • Futbolun Kısa Tarihçesi
  •  
  • Türkiye'de Futbolun Kısa Tarihçesi
  • Türk Futbolunda Önemli Tarihler
  •  
  • Futbol Genel Oyun Kuralları
  •  
  • Futbol Terimleri
  •  
  • Futbol Temel Becerileri
  •  
  • Zirvedekiler
  •  
  • Yararlı Linkler
  •  
    I. GİRİŞ
    Futbol her geçen gün gelişmelere açık olan, profesyonel bir uğraşı, bilimsel bir araştırma konusu, seyredenler açısından heyecan verici bir gösteri, toplum bilimi açısından beş kıtada olağanüstü boyutlara ulaşan ticari bir uğraş durumundadır. Toplumsal gelişmede küçümsenmeyecek bir yere sahip bulunan futbol sektörel anlamda da önemli sayılabilecek bir yapı sergilemektedir. Bütün bu gelişmelere karşın, futbolu herkesin aktif olarak katılımda bulunabildiği bir spor dalı haline getirebilmek için, böyle bir potansiyeli, dengeli bir düzeyde geliştirip benimsetmek futbol yönetimi ile ilgilidir.12
     
    II.FUTBOLUN TARİHSEL GELİŞİMi   
    Futbol günümüzde herkesin tanıdığı, çoğunluğun beğendiği ve tutulan bir top oyunudur. Başlangıç dönemi ve coğrafi bölgesi hakkında kesin bilgi verilememekle birlikte, olimpiyat oyunlarının ortaya çıkışı hakkında nasıl çeşitli efsaneler, mitler, rivayetler varsa top oyunlarından futbol içinde birçok millete atfedilen kökler bulunmaktadır. Dünyanın pek çok ülkesinde futbol oyununun ilk formlarının başlangıcı olarak pek çok bahsedilmektedir.
    a- Antik futbol
    Top oyunları bir araç yardımıyla uygulanan sportif aktivitelerin en eskilerinden biridir.Modern spor oyunları da büyük ölçüde, farklı formlarda topların oyun aracı olarak kullanıldığı oyunlardan oluşmaktadır . Oyun tarihi araştırmaları , ilk top oyunu formlarının M.Ö.7000 yılından itibaren ortaya çıktığını işaret etmektedir. Top oyunlarının belgelenebilmiş ilk formları ise Akdeniz ve Çin kültür çevrelerine ait olup buluntular M.Ö.3000  ile 2000 arasında tarihlendirilmektedir.
    Sümerlilerinde ayakla oynadıkları bir top oyunundan bahseden tarihî belgeler mevcuttur. Milattan 2500 yıl önce Çin`de, İmparator Huang-Ti`nin, askerlerine, yere dikilmiş iki mızrak arasından, bir topu ayakla tekmelemek suretiyle geçirmeye çalışarak çeviklik talimleri yaptırdığı eski Çin kaynaklarında belirtilmektedir.  Yine eski Çin kaynaklan, Milâttan sonraki yıllarda; İmparator Çheng-Ti devrinde, topu pagotların üstünden aşırabilen Chang-Fu ile hünerbaz Wan Ch`son hakkında düzenlenmiş övgü dolu manzumelere rastlanmaktadır.53
    Tarihi süreç içerisinde ilgili devrin ve toplumun materyal teknik imkanları sanatsal becerilerinin ürünü olarak ortaya çıkan oyun aracı  “top” un formu ile doğrudan ilişkili farklı oyun ve oynanış biçimleri belirginlik kazanmıştır.58  Örneğin; ünlü Yunan şairi Homeros M.Ö.8.yy. ünlü eseri "Odisea" da, top oyunlarından bahseder. Sparta`da 30 yaşına kadar olan delikanlıların sınıflara ayrılarak tecrübeli oyuncuların nezaretinde top oynadıkları söylenir.
    b- Türklerde futbol
    Erken devir Türk Kültür çevrelerinde oynanan top oyunlarından bahseden kaynaklar oldukça sınırlı olmakla birlikte gerek eski Çin kronikleri gerekse Kaşgarlı Mahmud’un XI. Yüzyıla ait "Divan-ı Lûgat-it Türk "  adlı eseri eski Türk toplum hayatını biçimlendiren unsurlardan biri olan sportif top oyunları hakkında önemli bilgiler vermektedir. Çin’de sarı imparator devrinden (M.Ö.2000) 9. yüzyıla kadar oynanan ve futbol benzeri bir tür ayak topu benzeri Tsuh Küh, değişik dönemlere ait Çin kroniklerinde ProtoTürk boylarının maharetle oynadıkları bir oyun olarak zikredilmektedir.  "Divan-ı Lûgat-it Türk " de  XI.Yüzyıl Türk coğrafyasının spor, oyun ve eğlence hayatı üzerine oldukça zengin malumatlar sunmaktadır. Top oyunları ile ilgili olarak Tepük, Çögen, Top yuvarlaşmak  gibi oyun ve oyun kavramlarından bahsedilmektedir.53
    Ünlü Türk düşünürü Kaşgarlı Mahmud`un 25 Ocak 1072 ilâ 10 Şubat 1074 tarihleri arasında yazdığı bu ünlü eserin ilk cildinin 323 üncü sayfasında, eski Türk boylarının Orta Asya`da "Tepük" adıyla andıkları bir ayak topu oyunu oynadıklarından bahis vardır. Türklerin "Tepük" oynarlarken kullandıkları malzeme oval kalıplara dökülen iğ ağırsağı  biçiminde dökülen kurşun kitlesinin üzerine keçi kılı veya keçe sarılmak suretiyle  elde edilen aracı ayakla sektirmek suretiyle oynadıkları yazılıdır. zamanla bunların değişime uğradığı ve daha yumuşak cisimlerden yapılmış topların tercih edildiği, bunun için de içi hava ile doldurulmuş ve yuvarlanmış kuzu tulumlarının kullanıldığı yine aynı eserden öğrenilmektedir.53 Anılan oyunlar arasında Tepük oyunu, oyun aracı mezkür cismin görünümü ve oynanış biçimi yeterince açıklanamadığından, gerek dil bilimi çalışmalarının gerekse Türk spor tarihinin problem alanlarından birini oluşturmaktadır .
    Tepük kavramına XIV.Yüzyıldan itibaren rastlanmasının sebebi olarak  oyunun ortadan kaybolmasını gösteren dil bilim çalışmalarının aksine XX.Yüzyıl başlarında, Doğu Türkistan da Uygurlar arasında tespit edilen “Tepgüç” oyununu, gerek oyun aracının formu gerekse oynanma biçimi bakımından “Tepük” oyunuyla şaşırtıcı bir benzerlik göstermesi adlarında “tepmek” fiilinden kaynaklanan kavramsal bir yakınlık ta olan bu iki oyunun, aynı oyun olabileceğini düşündürmekte bu oyun raket yerine ayakla oynanmasına rağmen oyun malzemelerinin benzerliği ve kuralları açısından futbol yerine badmintona daha yakın olduğuna dikkat çekilmektedir.53
    c- Amerika kıtasında futbol
    Amerika kıtasına futbolun Meksika yoluyla geldiği bilinir. Ancak Meksika`ya nereden geldiği ise bugün için karanlıkta bulunan bir husustur. İspanyollar ve İtalyanlar, ayak topu oyununu Güney Amerika`ya götürenlerin kendileri olduklarını iddia etseler de onlardan çok daha önce Meksika ve Peru`da yerlilerin ayak topu oynadıkları, bazı tapınak ve anıtlardaki kabartma resimlerden anlaşılmaktadır. Hatta bu "ayak topu" oyununun tapınaklarda kutsal bir oyunolarak oynandığı da sanılmaktadır.
    d- Modern futbolun doğuşu
    Modern futbolun ne zaman, nerede doğduğu hakkında çeşitli iddialar ileri sürülür. Milattan sonra Roma`da özellikle askerler arasında oynanan "Harpatsam" un bugünkü modern futbolun esasını teşkil ettiği ve Romalıların bu oyunu Elenlerin “Episkyres"adlı oyunlarından esinlenerek ortaya çıkardıkları söylenir. Ancak "Harpatsam"un eski helencede "el topu" anlamına geldiği ve bundan da bu oyunun hem elle, hem de ayakla oynanan bir oyun olabileceği düşünülür. Pilla, Follisveya Pagonica adı verilen, içi hava veya kuştüyü ile doldurulmuş toplarla oynanan bu oyunun sayı bakımından eşit iki takım arasında oynandığı, amacın bu topu, karşı takım oyuncuları tarafından savunulan sahaya geçirilmesi olduğu bilinmektedir. Bu durumda "Harpatsam"un futboldan çok rugby (yada Amerikan futbolu) ile bir benzerliği olabileceği düşünülür.
    Ortaçağ`da Romalı askerler ve Fransızlar tarafından oynanan "Le Soule"ün de futbolla büyük benzerlikler arz ettiği düşünülmektedir.  Bu oyun, Romalı askerler tarafından Galya`ya götürülmüş ve oradan yayılmıştır. Bu oyunda her türlü sertliğe müsaade olunduğu; oyun alanının bazen kilometrelerce uzağa dikilmiş kazıklarla sınırlandırıldığı anlaşılmaktadır. Ve "Le Soule"ün bu nedenle bazen iki köyün oluşturduğu ekipler arasında oynandığı da ifade edilmektedir ."La Soule" çok kanlı mücadelelere neden olmuş ve bu oyun yüzünden çok kişilerin hayatını kaybettikleri görülmüştür. Bu yüzden "La Soule"ün zaman zaman Fransa`da, yasaklandığı da kayıtlara geçmiştir. Futbolun İngiltere`de ortaya çıkışı da ayrı bir tartışma konusudur. Fransızlar bu oyunun Normanlar tarafından İngiltere`ye götürülen "La Soule"den türediği görüşündedirler. İtalyanlar ise İtalya`dan gitmiş olduğunu ileri sürerler.
    Kaynağı neresi olursa olsun; İngiltere`de 12. yüzyıldan beri futbolun oynanmakta olduğu gerçektir. Halk da soylular da bu oyunu pek sevmişler ve bunun doğal sonucu olarak da futbol İngiltere adalarında çok hızlı bir yayılma göstermiştir. Ancak futbol giderek köyler ve kasabalar arasında büyük bir rekabetten doğan çatışmalara neden olmaya ve bir iç savaş hâline dönüşme tehlikesi dahi arz etmeye başlayınca Kral II. Edward, yayınladığı bir fermanla İngiltere`de futbolu yasaklamak zorunda kalmıştır.
    Ancak futbol zaman zaman böylesine lanetlenmesine rağmen yine de İngilizlerin gönlündeki müstesna yerini hiçbir zaman kaybetmemiştir. Nitekim halkın futbola böylesine büyük bir tutkuyla bağlanması karşısında futbolu yasaklayan ferman dahi kaldırılmış ve top oyunu gittikçe artan bir hızla İngiltere adalarında yayılmaya devam etmiştir.
    17. yüzyılda İngiltere`de futbol tam anlamıyla "gözde" olmuş; kralların dahi halkı ve soyluları bu oyunu oynamaya teşvik ettikleri görülmüştü. Bu çığırı açan hükümdar ise Kral II. Charles olmuştu. İtalya`ya sığınan II.Charles ile beraberindeki soylular, ülkelerine döndüklerinde, İtalya`da gördükleri "Giuocco del Calcio" oyununu İngiltere`de, adalarında da oynatmak ve bunu ülke sathında yaymak için özel bir çaba harcamışlardır.53
    İki eşit parçaya ayrılmış geniş bir alanda ve 27 şer kişilik takımlar arasında oynanan "Calcio" oyununda amaç, ayakla vurularak götürülen topun, rakibin kalesine sokulmasıdır. Bu oyun, günümüzde de büyük şölenler halinde ve o devrin giysilerine bürünmüş gençler arasında Siena`nın tarihi taş meydanında yılda bir kez oynanmaktadır.53
    III. FUTBOLUN KURUMLAŞMASI
    Futbol, bugünkü haline en yakın şeklini, 17.yüzyılda İngiltere`de almıştı. Gerek halk tabakaları arasında, gerekse soylular arasında aynı büyük ilgiyi gören futbol, İngiltere adalarında hızla yayılırken büyük bir gelişme de göstermiş ve önemli aşamalara uğramıştı. Bu, futbolun evrimiydi ve şöylesine bir kronolojik gelişme göstermiştir.
    1848
    Tüm futbol kurallarının "Cambridge Kuralları" adı altında birleştirilerek, tüm İngiltere`de aynı standartta futbol oynanmasının sağlanması ve bu kurallara göre Cambridge`de öğrenciler arasında ilk futbol maçının oynanması.
    1857
    İngiltere`de ilk futbol kulübü Sheffield Club`ün kuruluşu.
    1863
    Futbolun İngiltere`de uyandırdığı büyük ilgi karşısında 11 kulüp temsilcisini; Londra`da, Great Queen Street`teki Lincoln Hanı altındaki bir birahanede toplanıp, futbol dünyasının ilk federasyonu olan İngiltere Futbol Federasyonu "Football Association (The FA)"u kurmaları (26 Ekim 1863). Bu tarih, modern futbolun doğuş tarihi olarak kabul edilmektedir.
    1879
    Glasgow`dan Danven`e, para ve parlak iş teklifleriyle futbolcu getirtilerek futbolda profesyonellik yolunda ilk adımınatılması.
    1885
    Futbolda profesyonelliğin, İngiltere Futbol Federasyonu tarafından resmen kabulü.
    1889
    Futbolun İngiltere adalarından taşıp Avrupa`ya yayılmaya başlaması karşısında Danimarka ve Hollanda`da ilk futbol federasyonlarının kuruluşu ve 1890 yılında Futbol maçlarında tam salâhiyetin hakemlere verilmesi.
    1893
    Amerika kıtasında ilk futbol federasyonunun Arjantin`de kurulması.
    1908
    Londra Olimpiyat Oyunları ile futbolun ilk kez Olimpiyat Oyunları`nda yer alma ve İngiltere`nin şampiyon oluşu.53
     
     kurumsallaşması açısından göze çarpan gelişmeler olarak ifade edilebilir. Ayrıca futbolun kurumsallaşması ve gelişmesinde önemli bir yeri olan uluslar arası üst birliklerden de bahsetmek gerekmektedir.
    a- Uluslararası Futbol Federasyonları Birliği (F.I.F.A.)
    Dünya Futbolunun Yöneticiler Kuruluşu olan (Federation Internatıonale de Football Association) F.I.F.A., Futbolda kuralların belirlenmesi, uygulanması, değiştirilmesi, uluslararası maçların ve turnuvaların düzenlenmesi konusunda en yetkili organdır. F.I.F.A. yönetmeliklerine aykırı olarak hiçbir ülke müsabaka düzenleyememekte ve uluslararası şampiyona ve turnuvalara katılamamaktadır F.I.F.A. kurallarına uymamak konfederasyonlar ve federasyonlar nezdinde büyük sorumluluklar doğurmaktadır.
    Uluslar arası Olimpiyat Komitesi (IOC) ile birlikte dünyada spor organizasyonu konusunda tek yetkili organ kabul edilen  F.I.F.A. “uluslararası futbol şampiyonası düzenleme yetkisi sadece F.I.F.A. ya aittir” maddesi ile organizasyonun düşünsel ve hukuksal temelini ortaya koyar.
    F.I.F.A., 21 Mayıs 1904 yılında kendi federasyon kuruluşlarını gerçekleştiren Avrupa liglerinden Fransa, Belçika, Danimarka, Hollanda, İsveç ve İsviçre’nin katılımıyla, o güne kadar sadece  Britanya adalarında düzenlenen İngiltere, K. İrlanda, Galler ve İskoçya’nın katıldığı uluslararası futbol  turnuvasını genişleterek bir dünya turnuvası haline getirmek için Paris‘de kuruldu.
    F.I.F.A. hareketinin öncülüğünü, organizasyonun bir süre başkanlığını yapan Fransız futbolcu Rober GUERINn ve Hollandalı HIRCHMAN yapmıştır. F.I.F.A.’nın kurulduğu Yıllarda ilk başta Britanya Futbol Federasyonları F.I.F.A. da yer almadı. Ancak bir süre sonra 1906 yılında F.I.F.A. ya üye oldular.58 1923 yılında kurulan T.F.F’ aynı yıl F.I.F.A  üyesi seçilmiştir.
    Dünya Futbolunun yöneticiler kuruluşu olan F.I.F.A. Futbolda kuralların uygulanması, değiştirilmesi, uluslararası maçların ve turnuvaların düzenlenmesi konusunda en yetkili organdır .Bu gün 202 üyesi bulunan  F.I.F.A.’nın merkezi Zurih olup, bağlı 6 konfederasyondan teşekkül etmektedir.
    Bunlar
    Avrupa Futbol Federasyonlar Birliği (U.E.F.A.)
    Asya Futbol Konfederasyonu (A.F.C.)
    Afrika Futbol Konfederasyonu (C.A.F.)
    Kuzey Orta Amerika ve Karayip Futbol Konfederasyonu (C.O.N.C.A.C.A.F.)
    Güney Amerika Futbol Konfederasyonu ( C.O.M.M.E.B.O.L.)
    Okyanusya Futbol Konfederasyonu (O.F.C.)
    dur.
    Konfederasyonlar, Ulusal Federasyonlar ve Kulüpler F.I.F.A.’nın mutlak denetimi altındadır.39
    b- Avrupa Futbol Birliği (U.E.F.A.)
    21-Mayıs-1904 tarihinde Paris`te kurulmuş olan ve F.I.F.A. üyesi olarak faaliyetlerini sürdüren bazı Avrupa ülkelerinin Futbol Federasyonlarında, görev yapan kişilerden bir kısmı, 1950`li yıllarda, Avrupa Futbol Birliğini kurmayı düşünürler. Düşünceyi ortaya atan kişilerin başında, İtalya Futbol Federasyonu eski genel sekreteri ve başkanı Ottorino BARASSI ile Fransa Futbol Federasyonu genel sekreteri Henry DELAUNAY ve Belçika Futbol Federasyonu başkanı Jose CRAHAY gelmektedir. Bu kişiler daha sonra İngiltere Futbol Federasyonu Başkanı Ernst THOMMSEN, genel sekreteri Sir Stanley ROUS ve Alman Futbol Federasyonu başkanı Dr.Peco BAUVVENS`in de desteğini sağlayarak, 27-Mayıs-1952 yılında U.E.F.A.`nın kuruluşu ile ilgili ilk toplantıyı Zürich`te yaparlar. Aynı yıl içinde ikinci toplantı Helsinki`de, 1953 yılında da üçüncü toplantıyı Paris`te yaparlar. Bu toplantılar sonunda, Güney Amerika ülkelerinin Konfederasyon halinde birleşmeleri örnek olarak alınarak, en kısa zamanda U.E.F.A.`nın resmen kurulması için, diğer Avrupa ülkeleri ile temasa geçerler.
    U.E.F.A.’nın ilk kongresi, 2-Mart-1955 tarihinde 29 üye ülkenin katılımıyla Viyana`da yapılır ve yönetim kurulu Danimarkalı Ebbe SCHWARTZ başkanlığında belirlenir.
    U.E.F.A. Dünya Futbol Birliği`ne (F.I.F.A) üye olan tüm Avrupa Milli Federasyonları, U.E.F.A.`nın üyeleri olarak kabul edilir. Yürütme birimleri halen uygulanmakta olan statü gereği seçilen komisyonlardan oluşur. Bünyesinde, futbol oynanan tüm üye ülkeler bir birlerini karşılıklı olarak tanırlar.
    U.E.F.A. üyesi ülke Federasyonları, U.E.F.A.`nın karar, yönetmelik ve statülerine uymak zorundadır. Merkezi İsviçre`nin Bern şehrinde bulunan U.E.F.A.nın  ana statüsünün ilk sahifesinde yer alan kuruluş amacı, “Avrupa`da futbol sporu ile ilgili tüm konularla ilgilenmek, birlik üyesi ülkeler arasındaki spor ilişkilerini geliştirmek, dostluk bağlarım sağlamlaştırmak, politik ve dini farklılıkları futbol ile ortadan kaldırmak”  olarak görülmektedir.
    U.E.F.A.’nın görevi; “Avrupa futbolunun sorunlarım incelemek, birlik üyelerinin sportif ilişkilerini geliştirmek, pekiştirmek ve karşılıklı menfeatlarını korumayı amaçlar. Birlik üyeleri arasında çıkabilecek muhtelif problemleri ve ihtilafları önlemek, organizasyonlar düzenleyerek, başarılı olanları ödüllendirmek ve bu yolla üyeleri arasında rekabet ortamı yaratarak, Avrupa futbolunun ilerlemesine katkıda bulunur.”
    Birlik üyeleri arasında, antrenör ve hakemlerin eğitimleri amacıyla seminer, panel ve toplantılar düzenler. Resmi tebligatları basın ve ilgililere gönderir. Gereken organların kuruluşunu gerçekleştirir. F.I.F.A yönetmelik ve statülerini takip eder, üyelerine iletir ve üyelerinin liglerini izler.51
  •  
       
     
    => Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=